BİYOLOJİ İLE İLGİLİ BAŞVURU KAYNAĞINIZ. " www.ossbiyoloji.net "

 

 

 

 

OKULLARIMIZDA YAZILI SINAVLARIN ÖNEMİ        

                                                 Celil Altın (Kültür Okulları Eğitim Danışmanı)

 

 

Okullarımızda son 20–25 yıldan beri yazılı sınav adı verilen sınav türü büyük ölçüde az uygulanmaya başlandı, yerine test sınavları oturdu. Dershanelerde, okullarda sürekli testlere ağırlık verilince, her dersin her konusu için bolca test sorusu üretilmeye başlanınca, okullarda öğretmenler de karne notlarını, sınıf geçme notlarını bile testlerle değerlendirmeye başladılar. Oysa okullarda yazılı sınavların yeri ve önemi başka, seçmeli testlerin başkadır.

Test sınavları doğru –yanlış ya da 4–5 seçenekli sorularla uygulanıyor. Testler, seçme sınavlarında, özel yeteneklerin, kişisel niteliklerin ve becerilerin vb durumların saptanmasında uygulanan sınav türüdür. Okullarda öğretmenlerin işledikleri konularda öğrencilerin başarıları testlerle ölçülemez. Testlerde yanıt hazır verildiğinden öğrenciye salt seçenekler arasından doğru yanıtı bulmak düşer. Okullarda öğrenci başarıları, öğretmenin sınıfta işlediği konulardan çıkardığı soruların yazılı olarak öğrenci yanıtlarıyla belirlenir, doğrusu da budur. Öğrenci soruya yanıt yazarken o konuya ilişkin öğrendiklerini düşünür, onların arasından soruya uygun yanıt üretir. Sınav yönetmeliğimizde de bu sınavın uygulanması öngörülüyor.

Ancak ne yazık uzun süreden beri okullarımızdan yazılı sınav yöntemi neredeyse kalkmıştır. Oysa salt bilgiyi ölçen bir öğretim aracı değil, bilgiyi kullandıran bir düşünce aracıdır yazılı sınav. Düşüncenin kalemle ortaya kon-ması, yazılı sınavın önemini ayrıca daha da arttırır. “Kalem yazma aracı olmaktan çok düşünme aracıdır.” Özdeyişi, bu gerçeği ne denli yerinde vurguluyor!

Öte yandan yazılı sınavlar salt, öğrencilerin işlenen konuları ne denli öğrendiklerini ölçen bir ölçme aracı değildir. Yazılı sınavlar, öğretmenin de öğretim işindeki kusurların da neden ileri geldiğini ortaya koyması bakımın-dan çok önemlidir.

Yazılı sınavlar öğrencilerin öğretileni ne denli öğrenebildiklerini gösterir, bu çok doğrudur, ama eksik bir doğrudur bu; yazılı sınavlar konudan konuya, sınıftan sınıfa öğretmenlerin de öğretim başarılarını çok iyi ortaya koyar. Bu durumu denetlemek de gene öğretmene düşer.

 

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ

Bir öğretmen yeni girdiği bir sınıfta kendi dersi bakımından öğrencilerin bir bölümünün çok yeterli, ikinci bölümün orta düzeyde, üçüncü bölümünün de önceki düzeylerin ardında kalan öğrencilerden oluştuğunu çok kısa sürede anlar; bu üç kümenin öğrencilerini teker teker tanır. Burada asıl sorun, öğretmenin bir süre sonra hazırlayacağı yazılı sınav sorularında ortaya çıkar.

Yetişkin bir öğretmen, salt okuttuğu dersin konularını öğrencilerine nasıl açıklayacağını çok iyi bilmesinin yanında, sınav sorularını da bu üç düzeyi ölçecek nitelikte olmasının gereğini bilir. Bu nedenle öğretmen, örneğin on üzerinden notlandıracağı soruları da bu üç düzeyde hazırlar.

Soruların ilk üçte biri, sınıftaki ilk kümedeki öğrencilerin tümünün doğru yanıtlayabileceği düzeyde, oldukça kolay sorulardan oluşur. Bu sorularla bu kümenin öğrencileri, geçer not alamasalar bile, orta düzeyin alt sınırına yakın bir düzeye ulaşmış olurlar. Biraz daha fazla bir çabayla yeterli not alabileceklerini anlar, çalışma gücü kazanırlar. Orta ve üst düzeydeki öğrenciler için de öğretmen, bu düzeyleri ölçebilecek nitelikte sorular hazırlar.

Yazılı sınav sorularının öğretmen açısından önemi bu kadarla da kalmıyor. Yazılı sınav soruları, öğrencilerin konuyu ne denli öğrenip sindirdiklerini gösterirken, öğretmenin de konuyu ne ölçüde yararlı, yeterli işlediğini ortaya koyuyor. Bunun anlaşılması, yine öğretmenin kendi kendisini denetlemesiyle olur. Oysa bugün okullarımızda öğretmenin kendi kendisini yoklamasına ilişkin bir uygulama yok. Bu olmayınca öğretmenin kendini yetiştirmesi de gerçekleşmiyor. Ancak bir öğretmen hangi dersin, hangi sınıfın sorumlusu olursa olsun, öğrencilerini yoklarken kendisini de denetlemeli, eleştirmeli ve geliştirmelidir.

 

ÜÇ NEDEN

Öğretmenin işlediği birkaç konudan sonra uyguladığı yazılı sınav sorularından beklediği yanıtı alamaması, genellikle şu üç nedenden ileri gelebilir:

A) Birinci neden, kimi öğrenciler yazılı sınavda sorulan soruları, öğretmenin konuyu sınıfta işlerken anlayamadıkları ya da yeterince çalışmadıkları için yanıtlayamamışlardır. B) İkinci neden, öğretmen soruyu açık soramamış, öğrenciler soruları anlayamadıklarından beklenen yanıtı verememişlerdir . C) Üçüncü neden, öğretmen konuyu sınıfta işlerken düzey sınırını yeterince saptayamamış, öğrencilerin yetersiz kalmalarına neden olmuştur.

Öğretmenin, uyguladığı yazılı sınavlar sonunda yapacağı ilk iş, uygun bulduğu kimi öğrencilerle baş başa görüşerek sınıf içi çalışmalarına, sınav sorularına ilişkin öğrenci görüşlerini almak olmalıdır. Bu tutum, sınıfta öğretmeni ve öğrencileri ortak bir amaç uğrunda birleştirir, kimi bilinmez durumlar kendili-ğinden ortaya çıkar, gerekli önlemler de alınır.

Öğretmenin sınav soruları ve yanıtları üzerinde öğrencilerle görüşüp “anlatıma – öğretime” ilişkin durumları incelemesi, çok önemli bilgilere, deneyimlere yol açar. Okullarımızda pek uygulanmaz, ama öğretmen için çok önemlidir bu tutum.

Öğrenci başarısızlıklarının nedenleri bu tür kendi kendini denetimlerle en aza indirilebilir. Öğretmene bu olanağı yazılı sınavlar sağlar. Eski öğretim metodu öğretmenlerimizin “Öğretmene öğretmenliği, öğrenciler öğretir.” görüşü de, yazılı sınav sonrasında öğretmenlerin öğrencilerle görüşmelerinden çıkarılmış olsa gerek..

 

TTİĞİNİZ      SORULARIN YANITLARI...